29 Nisan 2015 Çarşamba

22

Hafızamın uğramaya yanaşamayacağı bir semt daha anahtarlarını yuttu. Esen rüzgar gözleri kapatsa da, zihni gökyüzüne sürüklemez. Kışı alıp götürenden teselli beklenir mi? Beklenmez.

Çocukken öğretmişlerdi halbuki: İnsanlara bulaşma, şekerlerini alma. Kendini bulamazsın sonra.

Bu geri sayım benim emniyet kemerim. Her bir adımda, bir parçası kopuyor. Sonra ölüyorum. Sirke tadı alma! Bu hevesli bir son.

Hiç yorum yok: