16 Nisan 2015 Perşembe

Mükemmel Çift

Tüy gibi hafif uyandı. Gururlu bir tüy gibi. Yaptığından ötürü suçluluk duyacağını öngörüyordu, duymadı. Sakince sağına döndü ve yorganı ona bırakmış yabancıya şöyle bir baktı. Adamın büzülmüş penisini ilk defa görüyordu.

Hapsolduğu bakışlardan sıyrılmış gibi yürüyordu bu sabah. Aylardır tacize uğradığı işinden istifa etmiş, babasının suratına nihayet o çok sevdiği tenis raketini çarpabilmiş, yalanlarla boğuşmamak için anlatılarında dışarıda bıraktığı tüm ayrıntıları bir anda öyküsüne dahil etmiş gibi. Tek yaptığı, bir adamın üzerine kondurduğu duygularını odanın dışına çıkarmaktı halbuki. Kişiliği tereddüte düşmüş, utanmaktan korkmuş, karakterindekilerse onu heyecanla yatağa itmişti.

Boş bir kağıt gibi çıktı sevgilisinin önüne. “O kadar kıskandın ki beni her şeyden; sonunda verdim işte sana, üstüme gelişlerindeki eksik nesneyi.” Adam inanmadı. Kadın umursamadı.

Odalarda yaşananları birbirlerine asla anlatmadılar. Anlattıklarında, inanmamış gibi yaptılar, ve unuttular. Biliyorlardı: Bir mutluluk mümkünse, unutkanlıkla gelirdi. Unuttular.

Ve sonsuza dek mutlu yaşadılar.

Hiç yorum yok: