13 Mayıs 2015 Çarşamba

23

     Öfke ve özlem iki kolumdan tutmuş, orada olmaya çalışan bedenimi çekiştirip dururken geriye dönüp baktığımda gözümde koyu maviye çalmaya hevesli bir serap canlanıyor; anne, kuzen, sevgili, yabancı. Denizlerin önünde durgun kirpikleriyle salınıveren kadınlar; üzerime varıp itilmelerinin ardından takındıkları sessizliğe üzülüp durduğum kadınlar; kendini koruyan sözlerimdeki karamsarlığa rağmen gülümseyişime yansımış kör neşemin sahipleri; umutsuzluğumun yegane destekçileri ve onun kızgınlığa dönüşmüş yargıçları; yumuşamış bakışları ve bakımlı sakallarına rağmen yaşamın pis kokusundan arınamamış adamlardan sakınarak, bakışlarından ufak dünyamı fethettiğim sultanlarım; dışarıdan koruduklarımı kırıntılarla da olsa teslim ettiğim sahiplerim.

     Uzaklardaki imgeler, emanetlerini dünyamın dışına salıyorlar. Hareketin eli kolu bağlı; güven ardına bakmaz. Baş etmek, rüyalarda anneleri öldürmekle, konuşmayı sona erdirmekle.

     Yine de koyu maviliğe küsmemekte kararlı ol. Belki masmavi, gösterir kendini.

Hiç yorum yok: